Monday, November 28, 2011

En mutlu 24 kasım :)

Senenin en mutlu günlerini say deseniz mutlaka biri öğretmenler günü derim. Bugün anladım aslında ne kadar gurur duysam az. Öğrencilerime ne kadar ilgi göstermişim ki belki de şimdi karşılığını alıyordum. Onları hala seviyor ve özlüyordum.
O gün okulumun yarım gün olmasını fırsat bilerek koşa koşa eski okuluma gittim, canlarıma sarıldım doya doya. Geçen sene aramızın hafif limoni olduğu 2-3 öğrenci bile gelmiş 'hocam kıymetinizi anlıyoruz, sizi çok özlüyoruz' dedi. Ne mutlu bana ki böyle güzel bir izlenim bırakabilmiştim.
Koşulsuz sevmekle alakalıydı bu sanırım. kural basitti, sen onlara sevgini sadakatini ver onlar da sana tüm kalplerini açsınlar. Koşturarak bana kucak açan öğrenciler arasında 9, 10, 11 ve 12. sınıflardan her yaş grubundan öğrencim vardı.
Belki o gün biri kalkıp bana çok degerli şeyler hediye etseydi, ne şu yaşadığım hazzı alırdım ne de onlara sarıldığımda duyduğum sıcaklığı.
Evet ben onları sevgiyle büyütüyordum.
Okul çıkışı kahve içmek için İstinye Park House cafe'yi seçtiler, aman hocam boşverin Starbucks'ı kalabalık oralar, şöyle sessiz sakin bir yer olsun doya doya konuşalım dediler. Vallahi doya doya konuştuk.
Üniversite son sınıfta okuduğum yılları hatırladım, 'öğretmenlik asla yapmam, kesin istemiyorum' dediğim dönemleri. Nereden nereye gelmiştim. Şimdi ise onlarsız yapamıyordum, onlarla besleniyordum.
Ne mutlu bana ki öğretmenliği seçmişim, bu mutluluk herkesin başına;
Sevgiyle kalın;
irem

No comments:

Post a Comment