Sunday, December 18, 2011

Harry Potter okunmalı çünkü...


Harry Potter'ı yıllarca çocuklar veya gençler okuyor diye hep liste dışı bırakmışım. Taa ki birgün yine bir öğrencimin elinde görüp merak edene kadar. Daha sonra fantastik kitaplar okuyan bir arkadaşıma mesaj atıp, 'sende Harry potter'ın 1. kitabı var mı?' dedikten 3-5 saat sonra buluşmaya serinin ilk 5 kitabı ile gelmesi de büyük etken oldu tabiki başlamama.
'Aman işte filmleri de var biliyoruz, büyücülük okulu, fantastik elementler' deyip geçenler okumadıkları için pişmanlık duyabilirler. Serideki tüm kitapları bu kadar popüler olup satması sadece çocuklar okuduğu için değil elbette. Yazarın büyüklüğü olduğunu düşünüyorum, merak edip J.K Rowling'i araştırdım, bir gün King's Cross tren istasyonunda rötar yapan trenini beklerlen kurgulamaya başlamış harry Potter'ı- tam da Hogwarts treninin kalktığı platformda. Olay örgüsünü ve karakterleri oluşturması 5 yıl sürmüş. 5 yılın sonunda serinin ilk kitabı olan harry Potter ve Felsefe taşı adlı romanı yazmaya başlamış. Karakterler önceden kurgulandığı içinde, en başta iyi sandığın adamın daha sonra kötü çıkması, yada büyücülük okulunun detaylarının daha sonra tek tek karşımıza çıkması aslında tüm 8 kitabında ne kadar iyi kurgulandığını gösteriyor.
Hiç fantastik okumayan biri olarak tabiki olaylar bazı yerlerde çok sıkıcı geldi, bazı canavarlar 'amaan yok artık daha neler' dedirtti. Fakat serinin bütününe bakıldığında harcanan emeğin farkına varıyorsunuz. Hayali Hogwarts büyücülük okulu, okul alışverişlerini yapmaya gittikleri 'Diagonal Alley', 'king's cross platform 9 3/4 ve tüm diğer detaylar bir okuma şölenine dönüşebiliyor. Nasıl bir dünya yaratmış yazar kendisine dedirtiyor. Serinin devamını getirmek için sabırsızlanıyorum:)

No comments:

Post a Comment