Friday, December 2, 2011

iki yabancı //

Çoğu zaman başkalarının buyruğu altında yaşamayı tercih ediyoruz, attığımız adımları ya korkarak atıyoruz yada başkalarının ayak izlerini takip ediyoruz, doğru degil mi?
bazen içimizden deli gibi hayrkırmak geliyor susuyoruz, iç sesimizi umursamıyoruz. İçimizden çıkmak için deliler gibi haykıran sesi çoğu zaman bastırıyoruz.
Çoçukken anne-babalar bu görevi görüyor ne yazııki, şunu elleme, bunu söyleme, bu ayıp, bu yasak.. Sadece başkalarının buyruğu ile yaşamaya kodlanan çocuklar yetiştiriyoruz. Buzdolabını açıp 'acaba ne yesem?' diye düşünmek yerine 'anne, çok açım, bana birşeyler hazırlasana!' demiyormuyuz sanki.
Okula başladığımızda da bu rituel değişmiyor, bu sefer de öğretmenlerin, müdürün, birilerinin baskısı altındayız. Arkadaşlar ediniyoruz, gruplara giriyoruz, yine birileri bizim için kararları veriyor, ' hadi bugün Kanyon'a sinemaya gidiyoruz!' 'iyide ben sinema istemiyorum' diyor iç ses. 'Sen sus ' diyoruz ona. Üniversite sınavı tüm heybetiyle kapıyı çalıyor. ' Geellme ' deme lüksümüz yok, her şekil gelecek, ee peki ne olacak? 'Dersaneye gideceksin' diyor annen, 'bak herkes şu dersaneye gidiyor, sende ona git'. Ohhh ne rahat hayat, yine birileri benim için karar verdi. Sonra okulda ki hocaların bir bir sormaya başlıyor, 'ne okuyacaksın?, ne olmak istiyorsun?' 'hiiiççç, böyle boş boş dolaşsam olmuyormuydu?' diyemiyorsun tabiki. Sağa bakıyorsun, sola bakıyorsun, birileri senden önce kodlanmış, müdendis diyenler var, avukat diyenler var, evde işletme okumanı bekleyen baban var, yada ingilizceni geliştirmeni bekleyen annen, daha da kötüsü tıp okuyan bir ablan var, senden de aynı başarıyı bekleyenler var. Sende gruba katılıp popüler mesleklerden birini seçiyorsun. Tüm o arbedeyi atlatıp kapağı üniversiteye attın mı? Heh aferin sana , şimdi biraz politika okuyabilir, tartışabilir, kantinde eline sıkıstırılan kitapçıkları anlayabilirsin. Koyun psikolojisiyle yetiştirildiğin içinde kendini bir organizasyonda bulman kuvvetle ihtimal. Gel gelelimm tam böyle bir dönemde hayatının aşkıyla tanıştın.Acaba o nerde gezmek ister, ne yapmak ister, ne okumak ister, ne konuşmak ister, evlenmek mi ister nerede oturmak ister.. Ne zor iş değil mi?
Evlenmek için para lazım, iş lazım.. yanii bu liste daha çook uzar gider, ama taaa 1 yaşından itibaren kodlandığımız için genelde hayat hep başkalarının boyunduruğu altında geçer.
Kendimizden korkar oluyoruz, Kendi ruhumuzun derinliklerinde kaybolmaktan korktuğumuz için başkalarının ruhlarında hapsolmayı seçiyoruz.
Hapsoldukça kendimizden iyice uzaklaşıyor ve yabancılaşıyoruz.
İçimizde yabancı ruhlar besliyoruz,
hayata yabancı gözlerle bakan....
Ruhunuzu sevmeniz dileklerimle;
irem :)

No comments:

Post a Comment