Sunday, December 11, 2011

Puslu Kıtalar Atlası



İhsan Oktar Anar'ın kitabından bahsediyoruz, yine bir kitap kulübü, neredeyse hepimize yeni bir yazar, hepimizin yüzünde bir gülümseme, kitabı seçmemize yardım eden arkadaşımız o gün katılamamış bize mesaj yolluyor, 'eyvah' diyor 'çok konuşmadınız umarım arkamdan'.
Konuşmak ne kelime, ilk defa dolu dolu bir kitap tartıştık diyoruz.
Kitaba başlamadan bizi uyarmıştı, çok fazla eski Türkçe'ye ait kelimeler olabilir, merak etmeyin, devam edin okumaya demişti. Bu uyarıyı da almış olmanın verdiği huzurla kitabı 3 günde bitirdim.
Yıllardır etrafımdaki insanlara Osmanlı'yı ne kadar sevdiğimi söyleyip durmuştum, ama meğer Osmanlı kitapları benim için, Harem, Harem entrikaları, Şehzadeler, Fetihler ve Padişahlarmış. İlk kez Osmanlıyı Lağımcılar birliğinin gözünden okudum, ilk kez Osmanlı'yı dilenciler teşkilatı ile yaşadım. Kubelik karakteri ile insanların başlarına her ne gellirse gelsin hayata 'hiçbirşeysiz' sıfırdan başlanabileceğini gördüm. İnsanların bilgiye karşı ne kadar bağnaz olduğunu, bilme tutkusunun sizi ipe kadar götürebileceğini çarpıcı bir şekilde gördük.
Yazarın tasvirleri o kadar kuvvetliydi ki, karakterleri taa derinimde hissettim.
Bir yazar kokuyu bile bu kadar başarılı anlatabilir mi? Kokuyu duydum.
Yıllarca uyku uyumayan ancak afyon ile uyutulan ve yıllar sonra bir leylek yuvasında uyuya kalan Alibaz'ı, nam-ı diğer Efrasiyab'ın fantastik hayatını okudum.
Osmanlı'nın küçük bir kesitini keşfettim sayfalar arasında; yeni kıtalara aç olma duygusu, yeni denizlere yelken açma güdüsü, bulma, öğrenme ve keşfetme isteği ama aynı zamanda engellerle baş etme, derin uykulara dalma ve tekrardan uyanma .. işte tüm bu duygular çarpıcı bir şekilde mevcuttu kitapta.
Hayal gücünde yarattığı fantastik elementleri alıp bunları tasvirlele yoğurup kelimeler ile süslemiş, üstelik tüm bunları kendi yarattığı yepyeni bir dünyaya değil yıllardır bildiğimiz okuduğumuz Osmanlı'ya yerleştirmiş.
Tüm karakterler kitabın sonunda bir anlam ve bütünlük kazanmış, kitap bir bütüne ermiş, herşey düşlerden ibaretmiş, o düşler ancak biz varsak varmış..
Biz yoksak kimse yokmuş;
Gökten 3 elma düşmüş;
Biri bize bu güzel kitabı sunan yazarımıza;
Biri bu güzel kitabı okuyan tüm güzel okuyuculara;
Biri de bu kitabı yorumlayan güzel kitap kulübümün güzel üyelerine:)
Sevgiyle Kalın;
irem

No comments:

Post a Comment