Monday, January 16, 2012

Bir kedoşun günlüğü...

Ben Köpük!
Siz beni zaten tanıyorsunuz, annemin ve babamın evine oturmaya gelenlerin elinde bir iz bırakmadan yollamayan, ayaklarınızı ısırıp kaçan, kahvelerinizin üzerinden atlamaya çalışırken onları sizin üstünüze deviren, facebookta 'köpük in da house' olarak etiketlenen; Twitterda #flyingcatkopuk olarak tweetlenen, annemin blogunda ise 3 aylık en cirkin halimle yayınlanan tanınan ben deniz KÖPÜK :)
Hazır annem buralarda yokken biraz onu cekistirelim istedim.
Ahh çok dertliyim çook bu aralar, çok ses yapıyorum diye kızıyorlar, beni oturma odasına kapatıyorlar, oysaki benim en büyük zevkim camın önünden gecen kuşlarla konuşmak.
Babamı her sabah 7.00 da haberdar ediyorum kuşların mama saati geldi diye, o ise bana kızıyor, sonra yarım saat bekletiyor beni. Kusların mama saati benim icin en sevdigim vakit, o arada onlarla konuşmaya o kadar dalıyorum ki annem de babamda bana yaş mama vermeden kaçıyorlar evden.
Yaş mama demişken bilmem siz hiç denediniz mi? ben ondan aldıgım zevki hic bir kuru mama da bulamıyorum, Yılbaşı gecesi annemle babamın caktırmadan arka odaya gelip bana verdikleri hindi bile bu kadar lezzetli degil. Hep babamdan bahsettik, gelelim anneme..
En sevdigim oyun pazar sabahları yorganın altından annemin ayagını yakalayıp ısırıp kaçmak, böylece erken uyanıp benimle daha cok oynayabilirler, sizce de öyle degil mi? Ama o her seferinde 'köpüüüüüükkkkk' diye bagırıyor, işte burda benim en sevdigim oyun baslıyor, istatiksel olarak hesapladım, annem 3 kez bagırdıktan sonra babam kalkıp beni odanın dışına atıyor.
Bu oyunu niye sevdigimi henüz bilmiyorum ama sonunda en çok istediğim yaş mamaya ulaşıyorum.
Başka sevdiğim seylerde var; mesela annem çamaşır yıkayıp astıktan sonra, çamaşırların üzerinde uyumak, böylece annem her gördügünde çığlık atıp, çamşırları tekrar yıkamaya atıyor ve boylece çamaşırlar hep geri geliyor, hic eksilmiyor.
Çamaşır olmadıgı zamanlarda gidip annemin geceden hazırladıgı temiz kıyafetlerinin üzerinde yatıyorum böylece sabah kalktığında beni yine kovalamaya başlıyor, al sana yeni oyun:)
En sevdigim diger yemekler (ıslak mamadan sonra) kek ve salam. Kek kokusuna dayanamıyorum, bir kaç kere oyun oynar gibi yapıp anneme kendimi kovalattım, sonra gidip kekini çaldım.
Aslında annemde bana oyun yapıyor bazen sütün icine nesfit koyup bırakıp iceri gidiyor, bende hemen gitmiyorum, biraz etrafında dolanıyorum ki annem oyun oldugunu anladıgımı anlamasın diye.
Gecen gun bana 'git istemiyorum seni gormek' diye bagırdı. Bu oyunmuydu onu tam anlamadım. Olay şöyle gelişti: annem banyo yapıyordu, ev çok karanlıktı bende en yükseğe zıplayarak kendi rekorumu kırma pesindeydim, o an patim elektrik düğmesine çarptı ve annem karanlıkta kaldı, bence eğlendi çünkü daha sonra babam eve gelince beni babama şikayet ederken duydum annemi, babam kahkalarala gülüyordu, o yüzden ertesi gün bir daha yaptım!
Ara sıra bizim eve gelen biri var, annem o her geldiğinde bana 'köpük koş bak ananen geldi' diyor. Anlamıyorum bende koşuyorum, her seferinde beni kucağına alıp öyle kötü sıkıyor ki, bende o her geldiğinde 'hart' diye ısırıyorum elini ayağını. Sonra anneme dönüp ' sizin yetistireceğiniz kedi böyle şımarık olur ancak' diyor. Güzel birşey sanırım.
Ben şimdilik kaçıyorum, üst katın cam kenarına 2 kumru geldi bak yine sinir ediyorlar beni, zaten annemin gelme saati yaklastı, macbook mudur nedir, onun üstünde olduğumu görmesin yine :)
Pati Pati ..

Ps: Her tür yaş mama hediye kabul edilir :))

No comments:

Post a Comment