Tuesday, January 31, 2012

Karlar altında Sultanahmet ..

Bugün istikamet Tarihi Yarımada. Malum İstanbul karlar altında 1 haftaya yakın bir zamandır yağıyor, duruyor, güneş açıyor, bir daha yağıyor. En güzel İstanbul mazaralarını tarihin içinde yakalarız diyoruz ve ver elini Sultanahmet. Meydan bomboş, hiç kimsecikler yok, sanki terkedilmiş gibi.
Ne zamandır aklımda Makbul İbrahim Paşa'nın sarayını gezmek var. Malum son zamanlarda Muhteşem Yüzyıl dizisiyle de pek meşhur oldu kendisine hediye edilen saray.
Hipodrom meydanın üzerinde hemen elimizle koymuş gibi buluyoruz, İslami Eserler Müzesi olarak kullanılıyor saray. Abbasi döneminden, Selçuklulardan kalma eserler hepsi itina ile korunmuş.
En çok kabartma haritaya bakakalıyor eşim, uydu yok birşey yok, nasıl bu kadar müthiş çizilebilmiş diye hayret ediyoruz, sonra Tuğralar, halılar, kapkacaklar, Alaaddin Camii'nin kapısı tüm ihtişamı ile taşınmış.
Sarayın avlusuna açılıyoruz, kar yağıyor lapa lapa.
Eski zamanları düşünüyorum.. Eteklerini yere sürte sürte yürüyen sultanları hayal ediyorum. Kafamda hikayeler yazıyorum. Çok keyifli. Gördükleri manzarayı hayal etmeye çalışıyorum. Tabii onların bu sarayda yaşadığı dönemde henüz Sultan Ahmet Camii yok. Denizi seyretmiş olabileceklerini hayal ediyorum.Hemen ötedeki Haseki Hürrem Sultan Hamamını düşünüyorum, Topkapı Sarayına olan mesafelerini, at ile ne kadar zamanda gidip gelebileceklerini. Böyle garip garip bağlantılar kurmak hoşuma gidiyor.
Günümüzün geri kalanını kar altında avare avare yürüyerek geçiriyoruz.
Aya Sofya'nın Hediyelik eşya dükkanından 'İstanbul Arka Sokak Lezzetleri' diye bir kitap satın alıyorum. İçinde Güllüoğlu baklavacısından tutun, son zamanlarda son derece popüler olmaya başlayan Antakya Sofrasına kadar bir sürü lezzet durakları var.
Boynumda asılı makinayı görünce tabi turist zannediyorlar, hiç kimse içinde yaşadığım şehri gezmeye gelmiş olabileceğimi tahmin etmiyor.
'Mesela İtalyanları düşün' diyorum eşime, her gün Colesseo'yu gezmeye mi gidiyorlar. İçinde yaşadığın şehri ancak okul gezilerinde tanıyor bir çok insan. Eğer o gün kaytarmışsa birde geziden, bir bakmışsın hayatında hiç Dolmabahçe Sarayına gitmemiş biri çıkabiliyor.
Tabiki karda buzda gitmek çok zekice değil, eve döndüğümüzde soğuğu hala iliklerimizde hissediyoruz. Ama olsuunnn değdi diyoruz:)
Aşağıdaki facebook albümünde daha çok karlı İstanbul resmi bulabilirsiniz.
Sevgiler;
irem
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150549217932758&set=a.10150515663147758.382284.774792757&type=3&theater

No comments:

Post a Comment