Sunday, January 22, 2012

Köpük's Diary 2

Yalnızımm.. Çoook yalnızım, çooookk sıkılıyorummm...
Zaten annemle babam ne zaman dolabın üzerinde ki o büyük çantaları aşağı indirseler anlıyorum ki yine biryerlere gidecekler, beni arkalarında bırakacaklar.
Beni de götürsünler diye çantaların içine giriyorum, bavul kapağının altına saklanıyorum, şirinlik yapıyorum, miyavlayarak kafamı sürtüyorum ellerine ama yok yok..
Geceden o kocaman çantaları kapıya koydular mı artık dönüşü yok, biliyorum ki yarın sabah ben uyurken gidecekler evden.
Birde gitmeden mutlaka beni kucaklarına alıp sıkıştıra sıkıştıra seviyorlar, 'otur, bekle bizi köpük, hemen gelicez köpük' Çok dinledik bunları. Bir kere gittiler mi ancak 4 yaş mama yemem gerekiyor geri gelmeleri için.
Yuki abla var, beni çok seviyor, günde iki kez uğruyor yanıma, sabahları geldiğinde bana yaş mama veriyor, benimle oynuyor, bende ayaklarına sarılıyorum daha çok kalsın diye, ama kalmıyor.
Annem babam neredeler acaba? Oysa ben şuan onların en sevdiği şeyi yapıyorum, onların yatağının üzerinde göbeğimi açmış, patilerimi havaya kaldırmış yatıyorum. Keşke burada olsalar şimdi, vallahi göbeğimle oynamalarına izin bile verirdim.
Heh! Bir araba sesi duydum, onlar mı acaba? Cama da hızlı koşamıyorum ki artık o kadar kilo aldım ki göbeğim yere değiyor:)
Yok, üst komşuymuş. Ne yapsam? Bu saatte kuşlar da geçmez! Otur otur nasıl vakit geçer, annem olsa şarkı söylerdi bana, konuşurdu benimle. Babam olsa lazer ışıkla oynatırdı beni, faremi kapıya asardı atlayıp almaya çalışayım diye.
Karanlık ta çöküyor, uyusam? Evet, en iyisi uyumak, hem belki sabah uyandığımda gelmiş olurlar..
Şu annemin gitmeden üzerinde yatmam için bıraktığı kıyafetlerin üzerine kurulayım gidip, sonra da güzel bir uyku çekeyim,
Haydi iyi geceler bloggerlar:)
Köpük;)

No comments:

Post a Comment