Thursday, January 19, 2012

Ms Happy ve Mutluluk

Çok sevdiğim bir can dostum vardı. Hala da var, fakat evlenip çook uzaklara taşındıktan sonra arkadaşlığımız da cep telefonuna kalınca eski anılarımız daha çok hatırlanır oldu, özler olduk eski güzel günlerimizi. 
Şimdi düşünüyorum da o aslında bir vizyon getirmiş hayatıma ve ben yeteri kadar öğrenememişim ondan.
En kötü durumlardan bile mutluluk çıkarabilen bir insan olduğu için adı şimdilik 'Ms Happy' olsun. 
Başından geçirdiği badireler sonucu hep mutlu kalabilen, yüzünde hep gülümsemesi olan Ms Happy. 
Aynı şekilde ne zaman üzgün olsam koşa koşa gittiğim ve bana kucak açan Ms Happy. 
Beraber gittiğimiz bir yaz tatilini hatırlıyorum, sadece kahkahalar ile dolu tatilimizin son gününde bir gece önceden hiç uyumamıştık, sabah olduğunda kendimizi zar zor arabaya atmıştık, babam arabayı kullanıyordu, annem onun yanında oturuyordu, biz de Ms Happy ile arka koltukta kafa kafaya vermiş kuru bir sandviç kemiriyorduk. Arabanın kontak anahtarında oluşan bir sorun sonucu, babam arabayı durduramayacağını, durdurursa bir daha çalışmayacağını söyledi, en yakın servis İzmirdeydi, yemeksiz molasız bir 7 saatin sonunda, arabayı İzmir'e ulaştırdık, fakat orada 1 gece kalmamız gerekiyordu. Bir akrabamız mutlaka bizi evinde ağarlamak isteyince kendimizi onun evinde bulduk. Ben daha önceden tanımadığım bir akrabam olduğu için gayet gergin ve canı sıkkınken, Ms Happy çok mutlu gözüküyordu. Uykusuzdu, tanımadığı birinin evinde kalmak zorundaydı ama mutluydu. 'Eveeett, hadi bakalım bir oyun yaratalım' dedi bana. Ne oyunu dememe kalmadan, evin üst katında kendi çapımızda hazine avı oynarken bulduk kendimizi. Her zamanki gibi Ms Happy kendine mutluluk verecek birşeyler bulmuştu. Ertesi gün arabayı servisten almak için beklerken çorap satan bir işportacı bulduk kendimize, rengarenk çoraplar aldık, araba ağzına kadar doluydu, oturacak yeri zor bulmuştuk ama rengarenk çoraplarımız vardı, mutluyduk. 
Bir akşam bizde otururken annemin arabasını çalmaya karar vermiştik, annem 2-3 günlüğüne bir seyahatteydi, ehliyetlerimizi yeni almışız ama araba nasıl çalışıyor onu bile bilmiyoruz. Bindik arabaya, ben kullanıyorum, Ms Happy de Co-pilotum. çalıştırdık ama vitesi atmışız 5'e araba gitsin diye bekliyoruz, daha yerinden oynatamıyoruz. 'Ne yapacağız?' dedim. 'Bak komşu geliyor, o bize çıkarır arabayı' dedi. Komşuya arabayı çıkarttırdık tek yapabildiğimiz apartmanın etrafında bir tur atabilmekti, tekrar garaja bile sokamadık arabayı, olsun mutluyduk.
Ufacık şeylerden mutlu olurdu benim canım dostum, bir paket M&M's çikolata, bir paket haribo şeker, bir kutu Nutellası olsun o mutluydu. Ayrılık, hastalık, sıkıntı, keder her ne varsa hayatında o bundan eğlenilecek birşey çıkarırdı. Etrafına da mutluluk dağıtırdı belki de bilmeden. 
Evini basan çok kötü bir koku için bile kızıp huysuzlanmamış, onun yerine oturup şarkı yazmıştı. 
Ms happy şimdi çok uzaklarda yaşıyor, kar kış bastırdı mı hayatın durduğu bir yerde. Bir bakıyorum Ms Happy  ayağında topuklu ayakkabıları ile karda kışta resim çektirmiş, 
Her kar yagdıgında 'lanet olsun' diyen insanlardan değil, karda giderken arabası bozulmuş 'şansa bak araba da bozulacak zamanı buldu' diyen insanlardan değil, çekmiş resmi koymuş facebooka kendiyle dalga geçiyor.
İşte böyle bir dosttu Ms Happy. 
Bana öğrettiği şey büyüktü..
En kötü durumda, en berbat senaryoda bile PROBLEM KAFANDA BÜYÜTTÜĞÜN KADARDI... Gerisi boştu, yalandı, hayat kısaydı, değerlendirmek gerekiyordu, eğlenmek gerekiyordu. 
Tüm Ms Happy'lere..
ve uzaktaki dostuma sevgiyle;
irem 

No comments:

Post a Comment