Tuesday, February 21, 2012

Bir Kış Masalı

2 gündür içimizi ısıtan bir güneşe uyanıyoruz. O boğucu, karanlık kış günleri geride kalmak üzere artık.
Kapkaranlık bir güne uyandığında yaşadığın o hayata karşı isteksizlik, cansızlık, enerji düşüklüğü, yataktan kalkamama, kalksan bile gün boyunca bir gözünle devamlı yatağı kesme psikolojisi yok mu? Şu Harry Potter filmindeki 'dementors' ruh emiciler var ya, hani üzerine doğru gelip bütün enerjini içlerine çekiyorlar ve sen cansız ruhsuz kalıveriyorsun öylece; işte bu kar kış günleri de bana onları hatırlatıyor devamlı. Sanki enerjini çekmek için etrafta dolaşan bir grup bulut, seni buldukları anda üzerine çörekleniveriyorlar, görüşünü engelliyorlar, hareket kabiliyetin, reflekslerin azalıyor, yaratıcılığını kaybetmeye başladığını hissediyor ve çabalıyorsun onu geri kazanmak için.
Kafanda bir ağırlık var, gözlerin bulanık, bir uyur gezer gibisin adeta.
Sonra bir sabah bir demet güneş ışığı ile uyanıyorsun. Gözlerini açtığında bir bakıyorsun bulut gitmiş, ışık odanın her bir köşesine girmiş dans ediyor, sağda solda birikmiş tozları görüyorsun, öyle ya bulut varken gözükmüyordu tüm bunlar. Sonra birden uyanıveriyorsun güneşe, enerjin geri gelmiş, ışıl ışıl parlıyorsun.
İçinde bir giyinme hevesi, öyle ya bütün kışı siyahla geçirdik, biraz kırmızıya ne dersiniz?
Çizmeleri, paltoyu at kenara, makyaj yapma bugün, güneşe doğrult yüzünü, renk gelsin.
Bugün öyle bir gün işte..
Hava henüz çok sıcak denemez, en azından sımsıcak güneş yüzünü gösterdi, kar mağralarımızdan çıkma vakti geldi.. Esneme, gerinme vakti..
Eski inanışa göre cemre de düştü. Hala nasıl birşeye benzediğini, ne olduğunu bilmediğim bir şey cemre. Ananem her yıl düzenli olarak hatırlatır, cemre düştü, düşecek, soğuk olmayacak artık, önce havaya sonra suya, en son toprağa. Dünyayı kurtarmaya daha meraklı olduğum lise, üniveriste dönemlerinde iyice kenara sıkıştırıyordum herkesi. 'cemre ne?' 'işte düşüyor' 'iyi de düşen şey ne?'
Kesin cevaplar alamayınca da hep hiroşima'ya atılan atom bombası gibi birşey hayal ederdim, herhalde böyle birşey. Bilimsel olarak açıklamasının sadece bir sıcaklık artışı olduğunu öğrendiğimde hayal kırıklığına uğramıştım.Yok dedim belki daha derin bir anlamı vardır. Arapça da kor halindeki ateşe cemre deniyormuş, hatta Araf'tan gelen hacıların attıkları taş yığınlarına da 'cemre' deniyormuş. Türk ve Altay halk hikayelerinde İmre (veya Emire, İmere ) diye cinlerden bahsedilirmiş, ilkbaharın başında ışıklar saçarak havaya yükselir, sonra yere düşer ve bütün karı eritirmiş. İmre kelimesi Anadolu'ya Arapların 'cemre' kelimesinden etkileşerek gelmiş olabilirmiş.
ve daha bir çok ilginç bilgi var internette.
Bir bilimsel açıklaması var mı , yoksa sadece halk hikayelerine mi dayanıyor bilinmez ama ilk cemrenin düştüğü 19, 20 veya 21 Şubattan sonra havalar %90 oranında ısınmış şimdiye kadar.
Dün de öyle güzel bir gündü. İş çıkışı eve gitmek istemedi canım, annemi aradım, meğer onlarda hemen güneşi fırsat bilip boğaza atmışlar kendilerini. Yanlarına gittim, yine cemreden konu açıldı, haftaya suya ve en son 5 Mart civarı toprağa düşecekmiş, işte o zaman çiçekler açacak doğa coşacakmış.
Tabi insanoğluda karanlık günlerinden çıkacak ve cıvıl cıvıl olacak.
Anlayacağınız bahar yaklaşıyor arkadaşlar, hazırlık yapıp, güzel karşılamak lazım..
Haydi uyanın dışarı :)
İrem.

No comments:

Post a Comment