Saturday, February 4, 2012

Martı


Bugün böyle tatlı bir martıyla karşılaştım Talimhanede bir iş yerinin 7. katı burası, gelip konuverdi terasın kenarına. O kadar pür-i paktı ki arkada görünen tüm o çarpık kentleşmenin, gecekonduların arasında tertemiz kalıyordu. Çok beyazdı, şehir ise griydi. Bu fotoğraf karesinin içerisindeki en saf ve en masum şeydi. Yabancılar güzel birşey gördüklerinde hemen 'eye candy' diyorlar, yani göze hitap eden bir paket şeker gibi. İşte aynen öyleydi.
Bazı kumaşlar vardır, üzerine su dökülünce yayılmadan damlacıklar halinde kalır ve öylece akar gider. İşte öyle akıp gidiyordu bu martı da şehre bulaşmadan. Ve kötülüğe batmadan tüm beyazlığıyla uçup insanlara bir tatlı huzur veriyordu.
Şehri güzelleştiriyor, dönüp bakmak istemediğin şu kirliliğin arasında tüm asilliği ile mama bekliyordu.
Ben ise bir masada oturuyordum o anda, biraz uzakta duran fotoğraf makinama varıp, lensin kapağını açana kadar bekledi, 3 kez deklanşöre basmama izin verdikten sonra tüm gururu ve huzuruyla aynen geldiği gibi gitti. Şehrin griliği içinde kayboldu, bizimde kaybolan masumiyetimiz gibi.
Başka teraslara gitti ve oradaki insanlara hala saflığın ve temizliğin var olduğunu hatırlatmaya...
Sevgiler;
irem

No comments:

Post a Comment