Thursday, February 23, 2012

Sonsuz kaleler inşa etmek

Bir kale inşa etmeye başlarsın, önce yerini belirlersin, altını düzleştirirsin, temelini sağlam yaparsın. Kale büyük, kale ihtişamlı, kale görkemli olmalıdır. Bütün konsantreni ona verirsin, planları üzerinde titizlikle çalışırsın, kulelerin konumlarına karar verirsin, odaları ve gizli koridorları tasarlarsın, kale inşa eden diğer insanlara bakarsın, onları örnek alırsın, senin kalen hepsinden daha görkemli olsun istediğin için tüm kalbini de koyarsın içine, etrafına hendek yaparsın kolay ele geçirilemesin, güvenli olsun diye, girişine demir kapı koyarsın.
Kale en güvenli yerindir artık, bayrağını dikersin, özgürce içerisinde gezinirsin, bahçelerini güzelleştirir, havuzlar inşa edersin içine, çiçeklerle süslersin. Her bir köşesi senin şaheserindir, onu herkeslerden sakınırsın, gözün gibi bakarsın, kapısına muhafızlar dikersin, her geçen gün daha çok insan görmeye gelir akın akın, gurur duyarsın kalenle. Sonra bayrağını dalgalandırırsın kuzey rüzgarlarında ve gurur duyarsın şaheserinle, müthiştir, öyle müthiştir ki o....
Sonra bir gün biri gelir..
Yıkar kaleni..
Meğer kumdanmış senin kalen..
Meğer bu kadar kolaymış onu yıkmak..
Ne emeğine acırsın, ne de kaleye..
Sadece yıkan kişinin gerçek yüzünü gördüğün için sevinirsin..
Ve yeni kaleler yapmaya başlarsın.. Her biri daha bir öncekinden daha güzel gelir, daha çekici..
Kalelerin yıkıldıkça garip bir haz alırsın aslında, maskeler düşmektedir bir bir..
Ve sen sonsuz bir plajın ortasında..
Sonsuz kaleler inşa ederken bulursun kendini..
Sen yalnızsındır,
Kale viranedir.
Kale viranedir,
Sen yalnızsındır.

Gerçek dostlara;
İrem.

No comments:

Post a Comment