Monday, March 5, 2012

Bir kaçak daha ...

2 gün önce yazdığım Panama yazımın kahramanı arkadaşımın dönüşünü kutluyoruz, sevinçliyiz derken bugün çok yakın başka bir arkadaşımdan da yurtdışına taşınacağı haberini aldım.
Birer birer eksiliyoruz, bir duvarın tuğlaları gibi yıkılıyoruz. Önce üzülüyorum kendim için, sonra kaç kişinin böyle cesur adımlar atabileceğini düşünüp seviniyorum onlar adına.
İki can dostumdan biri Amerika'ya biri Kanada'ya temelli yerleştikten sonra, artık iletişim yolu olarak Skype ve whatsApp'ı kabullenmiş ve onları senede 2-3 görebildiğime şükreder olmuştum. Derken bir 3. arkadaşımın Panama macerası çıktı. Onda durum biraz farklıydı çünkü kendisi bir maceraperest olarak kendinden daha beter maceraperest olan birinin peşine takılıyordu. Gözümün önünde istifa edişini hatırlıyorum, müdürümüzle ayak üstü sohbet ederken pat diye söyleyivermişti, nasıl bir güdü ile işi bırakabildiğinin şokunu yaşarken kendisi çoktan taşınma hazırlıklarını yapmaya başlamıştı bile.
Orada umduğunu bulamadığını ve geri dönmeye karar verdiğini söylediğinde ise sevinçten ağlamıştım Skype'ta karşısında.
Ve bugün, üniversite hayatımı yaşanılabilir kılan tek dostum, aradı. Ve işinden istifa ettiğini ve İngiltere'ye yerleşeceğini haber verdi, 3-4 aydır düşünüyor ama bir türlü karar veremiyordu. Ben ise ailesini, evini, işini geride bırakabileceğine ihtimal vermiyordum. Oluyormuş işte. İnsanlar hayaleri uğruna bir çok şeyden fedakarlık edebiliyorlarmış. Haberi alır almaz yine bir hüzün çöktü bana. Biri daha eksiliyor dedim hayatımdan. O ise hala görüşmeye devam edeceğimizi düşünüyordu, olmuyor ki... Türkiye'ye 1-2 haftalığına geldiğinde herkesi o haftaya sıkıştırıyorsun, hatta doktorun, kuaförün, dişçin ve burada alıştığın her kimin varsa. Eşe dosta hepsine vakit ayırmak istiyorsun. Farklı kültürlerde, farklı zaman dilimlerinde yaşlanıyorsun.
Zaman geliyor, öğlen yediğin yemeği bile paylaştığın arkadaşına sadece hayatının en önemli dönüm noktalarını yazarken buluyorsun kendini.
Teknoloji seni ne kadar birleştiriyorsa sen de bir o kadar uzaklaşıyorsun.
Sonra oturup düşünüyorsun, gerçek dost bulmak bu kadar zorken, senin onları bu kadar çabuk kaybetmen ...
'Haksızlık' diyorsun, ama elden hiçbir şey gelmiyor. İnsanlar kendi seçimleri ile kendi hayatlarını yaşamaya devam ediyorlar.

İrem

No comments:

Post a Comment