Sunday, June 17, 2012

Dost dediğin...

Bir soru:
Dostunu iyi günde mi anlarsın yoksa kötü günde mi?
Tarihsel süreçte kullanılan atasözlerine, yazılan çizilenlere bakınca kötü günde anlarmışsın. Sıkıntlı, dertli tasalı anında dostun yanındaysa dostmuş. Kötü gününde sana destek oluyorsa dostmuş.
Peki ya iyi günümde? Herkes yanımda mı sanıyorsunuz? Aksine bunun kıskananı var, çekemeyeni var, iyi gününde yanına koşa koşa gelmeyeni var. Seninle hayatın güzelliklerini paylaşamayacak kadar haset  olan dost görünümlü kişilik bir bakmışsın ağladığın zamanlarda yanı başında bitivermiş. Ah canım ciğerimler, canparem birtanemler havada uçuşuyor. Sende en hassas ve zayıf anında salıveriyorsun yelkenleri suya. Dost görünümlü kişilik ise dolduruyor torbasını malzemeler ile. İleride yüzüne mi vursun istersin.. 'herşeyine ben koşturdum ayol' sitemleri mi ararsın... Eh tabi birde zayıf bir karaktersen, seni kim nereye çekerse oraya yolculuk, haydi eyvallah..
Peki dost kim? Hastalıkta yanı başımızda elimizi tutan mı? Düğünümüzde bizimle en az bizim kadar mutluluk saçan mı? İnanın cevabım yok.
Annenizin hastalığında deli gibi koşturan, arayan soran mı? Yoksa bir mesaj yazmaktan bile aciz olan mı?
Dost küçüklükten beri beraber büyüdüğün insan desem tutmayacak, hayatın taa içinde tanıştığın insanlar diyeceğim içi dolmayacak.
En yakın akrabanız desem? Öyle bir yakınım yok benim, bilmiyorum. Düşünüyorum.
Belkide en yakın dostum BEYNİM.
Bana en zor zamanlarımda çıkış yolu gösteren, en umutsuz anlarımda 'aslında bir ışık var' diyen, hangi yolu seçmem konusunda bana her zaman en doğru kararı söyleyen, kiminle görüşüp görüşmemem konusunda öngörülerde bulunan, az yediğimde bana yememi söyleyen, çok yediğimde beni durduran, güzel olduğumu hissettiren, spor yapmamı söyleyen, mutsuz olduğumda bana çikolata yediren, mutlu olduğumda benimle ayna karşısında dans eden, benimle uyuyan, benimle uyanan, tüm dırdırıma katlanan, bana avaz avaz şarkı söylettiren, akıl veren, akıl alan, dedikodu yapmayan, sır tutan, bana asla yalan söylemeyen, iki yüzlülük yapmayan, sağ gösterip sol çakmayan, beni asla aldatmayan, hep mutluluğumu isteyen BEN.
Bazen çok stresli anlarımızda deriz ya insanın kendinden başka dostu yok diye.. bazen gerçektende dostunuz sizsiniz.
Büyüdükçe insanları daha iyi tahlil ettiğimizi sanıyoruz, biri çıkıveriyor, 1-2 göz yaşı döküveriyor, hemen onun için üzülüyorsunuz, tüm dertlerinize dert katıp onun için endişeleniyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, Puufff, abra kadabra olmuş. Eh haliyle yeri boş kalmıyor, hemen yamalıyorsunuz boşalan kontenjanı yeni dostlarla.. Ne yazıktır ki sirkülasyon da bir türlü bitmiyor. Gidenin yolu açık olsun, gelen hoş gelsin kalbime. Ama lütfen artık iyi niyetle gelsin.
İyi gün dostlarımda dursun bir kenarda kötü gün dostlarımda..
Sağlıklı olalım da..
Sağlıktan başka herşey yalan...
Etrafımdaki arayanlarım soranlarım üzülenlerim saolun varolun..
Hayata bir çalım attık ve yola devam..
Her zamankinden daha mutlu hemde...
irem..

No comments:

Post a Comment