Sunday, November 18, 2012

Dağı geçince solda... :)

Biz bu son dakika gezmelerini çok sevmeye başladık ailecek. İnsanı özgürleştiren bir yanı var.
En son yaz tatilimiz için Amerika biletlerimizi 9 ay öncesinden alıp ondan sonra vakit gelsin diye beklediğimizden bu yana, son dakika tatilleri daha cazip gelmeye başladı sanırım. Bileti alıyorsun, tatili programlıyorsun, sonra aylarca bekle allah bekle... En iyi ihtimalle bir yakının düğünü, en kötü ihtimalle ailenden birinin rahatsızlığı, ameliyatı çıkıveriyor ki ondan sonra haydi bakalım zevk alabilirsen al. 
O üzerine titrediğin tatilinde illaki bir aksilik, bir sıkıntı çıkıveriyor. Murphy Amca'ya bir selam çakıyorsun ve Pollyanna'cılık oynamaya çalışıyorsun.
Bizde bu yeni keşfettiğimiz son dakika tatilleri ile eğleniyoruz son zamanlarda. 
Geçen akşam ailecek sohbet ettiğimiz bir anda ortaya bir cümle attım. 'Yahu ben Casablanca'yı çok merak ediyorum, gitsek mi?' O an annemde eşimde hep bir ağızdan 'Oluuuurrr' deyince, o an anladım ki bize gezmek olsun yeter. Hemen o an THY sitesine girdik 3 gün sonrası için bilet baktık var. Akabinde Booking.Com'dan bir otel araştırması. O da tamam. 
Geriye kaldı hiç birşey. Gezilecek görülecek yerleri de nasıl olsa uçakta okur, ezberler, programını çıkarırız dedik. Üzerine bir gece uyuyup uyanınca 5 saatlik uçak yolculuğu gözümüzde büyüdü de büyüdü. Rotamızı daha sıcak bir yere döndürdük. Biz orası mı burası mı derken o akşam çok sevdiğimiz karı-koca bir dostlarımızla yemeğe çıktık. Arkadaşımız Thy'de pilot olması sebebiyle onun için Japonya'ya gitmek, bizim Sapanca'ya gitmemizden farksız, bakkala yoğurt-ekmek almaya gidermişçesine Bombei'ye gittiğinden bahsediyor. Hele bir keresinde yanlarında başka bir pilot arkadaşları daha varken bir sohbetlerine şahit olmuşuz ki sormayın. 'Abi işte, şu Afrika'da bilmem ne havalanına gelmeden bir dağ var hani, o dağı sağına alıp sola kıvrılıyorsun ya.. ' dediği anda aslında ne kadar küçük bir dünyamız olduğunu farkediyorum, o akşam eve taksiyle dönüyoruz, taksiciye 'Abi bizi şu çöpün kenarında indiriver' dedikten sonra benimki de yaşammı diyerekten hayata küstüm küseceğim neredeyse. Adam dağı tarif ediyor, sen çöpün yanında müsait bir yerde inelim diyorsun ya, nasıl koymaz adama.. :)
Velhasıl, Bizimde şimdi yeni politikamız var ya, hop atlıyoruz muhabbete 'Eee abi yarın nereye yolculuk?' 'Öğlen bir Washington'um var ama toplam 24 saatte dönmüş olacağım diyor. Bizi basıyor bir heyecan. 'Ay aman ne güzel' derken arkadaşımız 'E haydi ayarlıyayım size de bilet' yarına demez mi?! Yok artık. O kadar da uzun boylu değil diyorum ben. Hani sabahtan bilet alıp yazlığa gitmeyi anlıyorum da, bu da çok uç noktalarda oldu. Bir yandan da şöyle bir çılgılnlık yapsak ne iyi olurdu ama diye aklımdan geçmiyor değil. Kendimi edepli olmaya davet ediyorum.
Bu muhabbeti yaptığımız zaman saat 22.00 suları.
Ertesi sabah, saat 9 sularında kendimizi birden Edirne yolunda buluveriyoruz.
Isınma turları bunlar;
Yarın Edirne blog'u geliyor.. Sevgiyle kalın...
irem :)


No comments:

Post a Comment