Tuesday, December 18, 2012

Sineye çekmek veya çekmemek?

Bugün öğrencilerimle dersteyiz. Okuduğumuz romanın bir karakteri hafızasında tuttuğu anılarından bahsederken çok basit bir cümle kuruyor. 'I'm so weighted with them'. Artık anılarının ağırlığını taşıyamadığını işte bu kadar basit ifade ediyor . Daha önceki senelerde dikkatimi çekmemiş belki de, o an öğrencilerime dönüp diyorum ki: Bakın ne kadar basit bir cümle bize neler anlatıyor aslında. Ve hayatımızın, kültürümüzün, tarihimizin omuzlarımıza koyduğu yüklerden bahsediyoruz. Omuzumuza yük olarak bindirilmiş savaşlardan, acılardan, ızdıraplardan bahsediyoruz. Konuşmanın sonunda 'bakın' diyorum, 'büyük yazar olmak işte bu kadar basit bir cümle yazıp, okuyucuya binlerce kelimelik analizler çıkarttırabilmektir.'
Misal dalgın gözlerle kafanı hafifçe yukarı kaldırıp 'bugün hava ne kadar karanlık' cümlesindeki iç çekiş, aslında bin iç çekişe bedel olabiliyor yeri geldiğinde. Hayatın dibine vurduğunu, üzüntünü, kederini ifade edebiliyor 4 kelimecik.
Günün geri kalanını küçük cümlelerde büyük anlamlar yakalama peşinde geçiriyorum. Daha sonra gün içerisinde bir arkadaşımla hayat üzerine havadan sudan bir konuşma yaparken bir soru atıyor ortaya: 'Affetmek mi? Sineye çekmek mi?'
Haydi bakalım, al buradan yak. Zaten 21 Aralığın etkileri midir nedir kafayı bozmuşum dünyayı anlamak ile, insanlar niye kötü niyetli diye kafa patlatıyorum, kıskançlığı hayatımızdan çıkarabilmenin bilimsel yollarının peşindeyim, şimdi gel cevapla bu soruyu. Pas geçiyorum o an ama eve geldiğimde bile soru kafamda. 
***
'Sineye çekmek'. Yan yana gelmiş iki basit sözcük. Anlamı çok büyük. İngilizcede tam bir karşılığı bile yok. Belki bize özel, kültürümüze özel. Sineye çekmek nedir? Nasıl çekilir? Neden çekilir? Çekilmeli midir? Affetmekten daha mı büyüktür anlamca? Erdem midir her ikisi de? Sana sonsuz acı veren bir insanın bu hatası affedilmeli midir? Sineye mi çekilmelidir? Affetmekle aram hiç bir zaman  iyi olmadığı için 'sineye çekmek' sözcük dizinine daha çok ısınıyorum. Koynuna, bağrına, hatta kalbinin derinlerine at gitsin. Son sürat salla en derin kuyulara, salla gitsin bir kum torbası gibi dibe çöksün, bir daha sana hatırlatmasın sana geçmişin yalanlarını. Çek sineye ve bugünü yaşa sen iyisimi. 
Ne affet, ne unut, sineye çek iyisimi.. 
Bakın ünlü Amerikalı şair Robert Frost ne diyor bir şiirinde. 
'In three words I can sum up everything I learned about life: It goes on' 
'Hayat hakkında öğrendiğim herşeyi 3 kelimede özetleyebilirim: HAYAT DEVAM EDİYOR.' İşte bu kadar..
Seviyorum bu şairi çok.. 
Herkese huzurlu geceler;
irem 

No comments:

Post a Comment