Sunday, February 10, 2013

Sebebsiz fırtınacılara gelsin..

Kim yazmışsa ellerine sağlık. Sen beni yargılamadan önce kendinin mükemmel olduğuna emin ol diyor. Oysa biz ne kadar seviyoruz aynaya dönüp bakmadan diğer insanları kritik etmeyi, asıp kesmeyi, yargısız infazları.
Bir an olsun kendimize dönüp bakabilsek o ayna bize neler söyleyecek oysa ki. İçimizde barındırdığımız egolar, üstünlükler, hazmedememişlikler, kıskançlıklar ne yazık ki bizi çıkmaz sokaklardaki çamurlu yollara sapıp oralarda saplanmamızı sağlıyor. Her geçen gün daha da battığımız bir ruh halindeyiz. Kendi korkularımızla yüzleşmek yerine daha kolay bir yol seçiyoruz. Kendi saptığımız çamurlu yolu unutup, komşunun çamurlu yolu hakkında atıp tutmaya başlıyoruz. Şimdi bir düşünün: bu zamana kadar kimler tarafından eleştirildiniz? O insanların hayatları mükemmel mi? Karakterleri dört dörtlük mü? Hayata tutuşları çok mu başarılı? Yok. Ama bakıyorsun bir üstünlük taslamalar, bir kendini ağırdan satmalar, bir dünyayı ben yarattımlar. Bakınız: Algılayamadığım insan tipleri:
1. Kompleks içinde yüzüp, ona buna saldıranlar.
2. Kıskançlıklarından karşısındakine saldırıp, durduk yere kavga çıkaranlar.
3. Alınganlıkları hat safhada olduğundan sen 'gak' desen, mana bulup küsenler.
4. Ortada sebep yokken yeni tanıştığı bir insana bile sonsuz kin besleyebilenler.
5. Nabza göre şerbet verenler.
6. Sen bütün samimiyetini ortaya dökmüşken, kendi sırlarını saklayıp, gizleyenler.
7. Hastalığında, mutlu gününde aramayıp sormayıp birde üstüne daha beter kalp kıranlar.
8. Kin güdenler - Her an patlamaya hazır bir bomba misali.
9. Bir kaşık suda sebepsiz fırtınalar kopartanlar.
10. Çocukken elini tutan, sonra bükenler....

Bu liste uzayıp gidedursun, bu garip davranışlı insanların çözümü Rumi'de bile yok ne yazıkki. Bunlar ayrı bir evren. Kötülerin, içi fesatların evreni. Ne yazıkki aramızdalar. Ağzını her açtığından ateşten başka birşey çıkarmayan bir ejderha misali, kendi mutsuz hayatlarını başkalarına saldırarak mutlu kılıyorlar. Tabiki sahte mutluluklar ile. Tabiki başkalarının üzüntülerine sevinerek. Ve pek tabiki kalp kırarak.

İşte sizinde karşınıza böyle anlamsız insanlar çıktığında, hiç umursamadan yola devam edebilme gücü diliyorum. Ve dönüp yukardaki sözü tekrarlamanızı.. Sen önce dön de aynada kendinle yüzleş diyebildiğiniz zaman özgürleşmişsinizdir.

İrem.




No comments:

Post a Comment