Friday, April 26, 2013

Bir pati hikayesi daha..

Bir can dostumuz daha göçüp gitti aramızdan. İsmi Benek'ti. Yıllar önce  bir kurt köpeği onu parçalamak üzereyken köpeğin sırtına vura vura ağzından kurtarılan bir kediydi. Karnında, boğazında diş izleri vardı. Eve almıştı annem onu. O zamanlar kızmıştım anneme. Evde zaten bir kedimiz bir de köpeğimiz vardı. Bir üçüncüye ne gerek vardı. Benekte köpek saldırısından sonra kendine gelememiş, yıllarca psikolojik travma yaşamıştı. Kendini asla elletmezdi, dokunmaya çalıştığında kaskatı olur, gerilir, kaçacak delik arardı. Ürkek olduğu için pek iletişim kuramamıştık kendisiyle. Elektrik süpürgesinden bile korkar, korktuğu zamanlar kendini camdan aşağı atardı.
Evin arsız kedisiydi. Esas oğlanımız Prenses (ismi dişi, kendi erkek kedimiz) en güzel mamaları yerdi, somonlu, ciğerli mamaları olurdu, en güzel hindi ve tavuk parçaları ona ayrılırdı, Benek ise Prenses'i kandırıp bir şekilde mamasını elinden alırdı. Ailenin arsız kedisi olduğu için de 'bu nasıl olsa yolunu bulup yemek yiyor' diyerekten ona hep az mama verilirdi. Gün geçtikçe Benek gözümüz önünde şişti şişti obez kedi oldu. Görenler 'aaa hamile bu' derlerdi, oysa Benek kısırlaştırılmıştı. Sadece göbeği yere değerdi yürürken çok yemek yemekten. Yıllar geçti Benek insanlara alıştı. Yanımıza sokulmaya, kendini sevdirmeye, kucağımızda yatmaya başladı. Prenses'in hanımı, eşi, zevcesi sıfatları ile eve yerleşti kaldı.
Tercihini babamdan yana yaptı ve onun kedisi oldu. Prenses annemin koynunda yatar, Benek ise babamın göbeğine yaslardı kafayı akşam saatleri oldu mu.
Ama sonsuza kadar yaşayacak değiller ya.. Önce Prensesi kaybettik 4 ay önce.
Ardından dün Beneği..
Prenses'i kaybettiğimizi Roma'ya ayak basar basmaz öğrenmiştim, bütün gün ağlamaktan gözlerim buğulu ve şişti..
Beneği kaybettiğimizi de bugün öğle yemeğim için restorana giderken. Yemekten vazgeçip gidip uyduruk bir tost aldım kantinden, bahçeye çıktım, çimenlere oturdum ve anneme mesaj attım.
'Vay be bir devir kapandı...' Prensesin ardından halsiz ve bitkin düşmüş, hastalığı nüksetmiş ve iskelet gibi kalmıştı.. ve anladıkki Prensesten tam 4 ay sonra o da göçmek istemişti..
Önce Şila, sonra Prenses, ve en son Benek.
Hayatımızda büyük yerleri olan dostlarımızdı.. Hayvan beslemenin ve ona bağlanmanın en kötü yanı da onu son yolcuğuna uğurlamak zorunda kalmanızdı.
Birde ..
Birde doğacak bebeğinizin onları hiç tanımayacak olması..
Pati dostlarına sevgilerle..
irem

No comments:

Post a Comment