Monday, July 7, 2014

Şibumi

Bir baş yapıt daha devirdim. Yaklaşık yirmi dakika önce kitabın son sayfasını çevirdiğimden beri koltuğa mıh gibi yapıştım kaldım. Dünyayı mı sorgulayayım, yoksa kendimi mi bilemediğim öyle garip bir hal içerisindeyim. En iyisi yazmak diyerekten kalemden döküleceklere bakmaya karar veriyorum. Bu aslında geç kalmış bir yazı. Bazen bir baş yapıt kenarda köşe de kalıveriyor, ne okumadığını itiraf edebiliyorsun, ne de okuma listende araya bir yere sıkıştırabiliyorsun..
Şibumi, benim için onlardan biriydi. Adını sanını namını duyup ta bir türlü ele alınamayandı.
Bazen bir arkadaş ortamında çıkıverdi karşıma, bazen kitapçı da bir köşe de duruverirken bakıştık, bazen de takip ettiğim bir blog'da .. bir edebiyat dergisinde idi..
Gelin bir de benden dinleyin romanı, çok kısa yazacağım, 'ben okumadım' deyip atlamayın yazıyı, spoiler YOK !! :)
Şibumi 1979 yılında yazılmış, Trevanian yazarın takma ismi.. Gerçek ismi ise Rodney William Whitaker. Orjinal ismi olan 'Shibumi' Japonca bir kelime. Türkçe çevirisi 'sadelik, basitlik, sükunet ve zerafet' anlamlarına gelliyor. Trevanian bir anti kahraman yaratmak üzere yola çıkmış, öyle de olmuş.. Ellerine sağlık. Karakterimiz tam ismi ile Nicholai Alexandroviç Hel.. Karşımıza bazen Nikko olarak çıkacak bazen de Bay Hel. Yazarın ellerinde yarı tanrılaşmış bir kahraman o. Bir profesyonel katil. Bir feylezof. Bir Mağara kaşifi. 'Bask dili' dahil tam yedi dile hakim bir süper çocuk.
'Go' oyununa gönül vermiş, hayatı Go oyunu üzerinden yaşayan, uygulayan, oynayan ve hatta parmağında oynatan bir dahi.

Böyle yazıyor kitabın arka kapağında:
Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de 'Go' oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Üstün düzeydeki 'yakın algılama' yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu yenilmez savaşçı günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere...


Kitabı okurken Hel'in özelliklerine vurulup, 'ne boş bir hayat benimkisi' demeniz kuvvetle muhtemel. gerek konuştuğu diller olsun gerek üstün zekası gerek bir feylezof edasıyla konuştuğu her bir kelime insanı kendisine hayran bırakıyor.  Bask bölgesinde bir şatosu ve mağaracılık gibi pahallı bir hobisi var. Aynı zamanda hiç bir silah kullanmayan, ve Çıplak Elle Öldürme Tekniğini geliştirmiş bir terörist avcısı. Hayatını Şibumi'ye ulaşmaya adamış olan Hel mistizmle bizi tanıştırıra dursun kitabın arka fonunda ağır eleştiriler de mevcut.
Batı kültürünün yoğun bir biçimde eleştirilip yerden yere vurulması, Devlet'in ve CIA'in kirli oyunları, paravanları, politik bağlantılar, Japonlar'ın Şangay'ı işgal edip binlerce Çinli'yi öldürmesi, ardından Amerikalı'ların Japonya'yı işgali, terör faaliyetlerinde devletin gizli parmağı, petrol ve enerji kaynaklarının korunmasından sorumlu Ana Şirket'in pis oyunları ve daha onlarcası...
'Vay be .. Düzen böyleymiş işte' demekten kendimi alamıyorum.
Biraz James Bond, biraz macera, biraz Freud, biraz Doğa... Bunlara ek olarak siyaset, aşk, felsefe.. İsrail- Filistin-Amerika üçgeni, CIA, kapitalizm .. Hepsi bir arada olur mu demeyin... Oluyor. Kitabın adı Şibumi kadar sade ve yalın bir anlatım mevcut. Eski Go oyunu ustalarının yalın bilgeliği ve Şibumi felsefesinin basitliği ile hem bu kadar sade bir o kadar da önemli bir baş yapıt çıkmış ortaya.
Şibumi'yi ise bizim tasavvuf felsefesi ile çok bağdaştırdım. Kültürler birbirlerine ne kadar uzak olursa olsun, ülkeler birbirlerine fersah fersah uzak olsun yine de benzer duyguları yaşıyor olmamız ne kadar ilginç değil mi?
Favori karakterlerim ise tabiki Hel, Hel'in hocası Japon General ve Ehlikeyf Bask şairi Le Cagot.

Yakınlarım hep sorarlar bana 'ne okuyalım? Bu aralar ne var?' Hele bir de yaz yaklaşmış ise 'Bir yaz okuması önerir misin?' diyenler bir hayli fazladır. Geçenlerde bir arkadaşım telefonda dedi ki: Sen kitap önerisi yazdıkça unutmayayım diye telefonum ile resmini çekiyorum, ve saklıyorum.
Nasıl yaparsınız, nasıl edersiniz bilinmez ama hayatınızın bir yerinde, bir döneminde, sizin için uygun bir zaman diliminde bu kitabı edinin, okuyun, bitirin, sonra gelin tartışalım.

Mutlu okumalar... Keyifli tatiller..
irem

* Bu arada Blog'um Yüzbin tıka ulaşmak üzere.. En son yazdığım roman önerisi üzerine 'Benden Selam Söyle Anadolu'ya' romanını alıp, okuyup bitirenler teşekkür mailleri yazıyor... Çok seviniyorum. Çok mutlu oluyorum. Milyonlarca teşekkürler...


Şibumi ile mutluluk dolu okuma anlarından biri ...













No comments:

Post a Comment